Gebelik ve cinsellik
Özellikle, cinselliğin halen tabu olarak görüldüğü ülkemizde, çiftler arasındaki olası cinsel sorunlar gizemini korumakta ve cinsellik kulaktan dolma bilgilerle yaşanmaktadır. Aslında bu sorunların hekimler tarafından çiftlerle konuşularak ortaya çıkartılması ve çiftlerin aydınlatılması gerekmektedir.
Mastürbasyonla bağlantısı vardır
Solberg ve arkadaÅŸları, yaptıkları geniÅŸ kapsamlı bir çalışmada, gebeliÄŸinde cinsel birleÅŸmeye devam eden kadınlarda ortalama iliÅŸki frekansında lineer bir azalma izlemiÅŸlerdir. Bu çalışmada, gebelik öncesi iliÅŸki frekansı, belirgin olarak kadın yaşı ile orantılı bulunmuÅŸ ve yaÅŸlı kadınların daha az aktif olduÄŸu tespit edilmiÅŸtir. Evlilik süresi arttıkça cinsel aktivite azaldığı için evlilik süresinin de etkili olduÄŸu sonucuna varılmıştır. Åžurası oldukça açıktır ki, yaÅŸ ve evlilik süresi birbirine bağımlı deÄŸiÅŸkenlerdir. Aynı çalışmada, iliÅŸki frekansı ırk, din, eÄŸitim seviyesi, gebelik hakkındaki negatif duygular ya da gebeliÄŸin planlı olup olmadığı gibi ölçülerden bağımsız bulunmuÅŸtur. Gebelikte cinsel aktivite belirgin ve sürekli düşüş görülmesine raÄŸmen, cinsel iliÅŸki sıklığı ile diÄŸer veriler arasında çok az sayıda tutarlı iliÅŸki izlenebilmiÅŸtir. İlk 7 ayda mastürbasyon sıklığı ile cinsel iliÅŸki sıklığı arasında az da olsa bir iliÅŸki ortaya konulmuÅŸtur. Cinsel iliÅŸkide aktif olanların mastürbasyonda da daha aktif olma ihtimalinin bulunduÄŸu gözlenmiÅŸtir. Sekse duyulan ilginin yaÅŸ, evlilik süresi ve partnerden bağımsız olduÄŸu düşünülmektedir. Gebelik sırasında orgazmik fonksiyon, ancak her kadında gebelik öncesi deneyimlerinin detaylı bir ÅŸekilde konuÅŸulması ile deÄŸerlendirilebilir. Yapılan bir çalışmada, kadınların yalnızca yüzde 7’sinin hiç orgazm olmadığı belirtilmiÅŸtir. Aynı çalışmada, orgazmın gücünde ve ÅŸiddetinde gebelik öncesine göre belirgin bir azalmanın olduÄŸu da izlenmiÅŸtir.
Kadında istek kaybı ortaya çıkabilir
Sonuç olarak diyebiliriz ki, insan dişisi gebelik sırasında fiziksel, hormonal ya da psikolojik birtakım değişikliklere uğramaktadır. Bu değişikliklere yanıt oldukça farklıdır. Bu durum, insan cinselliğinin ve gebeliğe yanıtının bireysel yapısını göstermektedir. Pek çok kadın bu değişikliklere genellikle cinsel istek kaybı ile yanıt verir ve cinsel istek kaybı görülen kadın sayısı gebelik süresi ilerledikçe artış kaydeder. Bu durum kendisini, cinsel ilişki sayısında ve non-koital cinsel davranışlarda azalma ile gösterir. Non-koital davranışlardaki (oral-genital stimülasyon gibi) azalma, çok farklı faktörlerin etkili olduğunu göstermektedir. Sosyoekonomik ya da diğer demografik faktörlerin hangi gebe kadınları, ne şekilde etkileyeceği belirlenememektedir. Gebelik süreci kadının cinselliğinde özel bir durumdur ve bu yönüyle ele alınması gerekir.


